
Rusya’nın tahıl ihracatına getirdiği yeni kotalar, Gürcistan buğday pazarı için kritik bir tehdit oluşturmuyor. Ancak sektörde asıl riskin lojistik sorunlar olduğu vurgulanıyor. Global Milling değirmeninin Direktörü Gvantsa Kimadze, BMG’ye yaptığı açıklamada, 2026 yılı için belirlenen 20 milyon tonluk Rusya kotasının Gürcistan piyasasını doğrudan etkilemeyeceğini söyledi.
Kimadze’ye göre Rusya, 2021 yılından bu yana her yıl benzer kısıtlamalar uyguluyor ve Gürcistan’ın bu kotalar içindeki payı oldukça sınırlı. Asıl sorunun kota uygulaması değil, Rusya’ya olan fiyat bağımlılığı ve lojistik zincirindeki kırılganlık olduğunu ifade etti.
“Son yıllarda buğdayı gemiler yerine kara yolu ile getiriyoruz. Bizim için en büyük sorun Larsi sınır kapısı ve kış koşulları. Yol zaten yoğun, kışın kötü hava nedeniyle Larsi kapandığında kamyonlar geçemiyor, bu da piyasada arz sıkıntısı yaratıyor ve fiyatları kotadan çok daha fazla etkiliyor,” dedi.
Kimadze, ülkede şu anda yeterli buğday stoğu bulunduğunu ancak rezervlerin artırılmasının önemli olduğunu belirtti. Unla kıyaslandığında buğdayın uzun süre depolanmasının daha verimli olduğunu vurguladı.
Ayrıca Gürcistan hükümetinin un ithalatına vergi getirmesini olumlu bir adım olarak değerlendiren Kimadze, bu düzenlemenin yerli üretimi desteklediğini ve Gürcü ununun piyasadaki rekabet gücünü koruduğunu söyledi.
Rusya hükümeti 22 Aralık’ta aldığı kararla, buğday ve diğer tahılların ihracatına 15 Şubat–30 Haziran 2026 tarihleri arasında geçerli olacak kotalar getirdi. Avrasya Ekonomik Birliği dışına yapılacak buğday, arpa, mısır ve meslin ihracatı için toplam kota 20 milyon ton olarak belirlendi.
Rusya, Gürcistan’ın en büyük buğday tedarikçisi konumunda bulunuyor. Bu yıl Gürcistan toplam 460 bin ton buğday ithal ederken, bunun yüzde 79’u Rusya’dan sağlandı.