
Trump’ın Tarifeleri ABD Piyasalarını Sarsıyor
Asya ve Avrupa borsalarında rekor artışlar yaşanırken, ABD endeksleri ve şirket değerlemeleri geriliyor. Bunun temel nedeni, sermayenin ABD piyasasından diğer ülkelere yönelmesi. Wall Street’te bu süreç “yatırımcı göçü” ya da “sermaye rotasyonu” olarak adlandırılıyor.
Bu olağan dışı gelişme doğrudan ABD Başkanı Donald Trump’ın tarife politikasıyla bağlantılı. Trump, ABD Yüksek Mahkemesi’nin gümrük tarifelerine ilişkin kararına karşılık olarak küresel ticaret politikasını daha da sertleştirmeyi ve yeni yöntemlerle ek vergiler getirmeyi planlıyor.
Yatırımcıların ABD piyasasından çıkışında yalnızca tarifeler değil, bu tarifelerin etrafında oluşan hukuki belirsizlik de etkili oluyor. Mahkeme, başkanın IEEPA kapsamında tek taraflı vergi koyma yetkisi olmadığını belirledikten sonra, Trump yönetimi 1974 Ticaret Yasası’nın farklı maddelerine başvurmaya başladı. Ancak bu adım da yeni bir hukuki mücadele riski doğurdu; zira söz konusu düzenlemelerin de ileride anayasal denetime takılabileceği değerlendiriliyor.
Yeni plan, dünya genelindeki tüm ülkelere yüzde 15’lik temel bir tarife uygulanmasını öngörüyor. Şu an için yüzde 10’luk tarife yürürlükte bulunuyor ve Trump bunun kısa sürede yüzde 15’e çıkarılacağını açıkladı. 1974 Ticaret Yasası çerçevesinde başkanın tarifeleri artırma yetkisi sınırlı ve bu tür vergiler en fazla 150 gün uygulanabiliyor; sonrasında kararın Kongre tarafından onaylanması gerekiyor. Mevcut durumda Gürcistan dahil tüm ülkeler için yüzde 10’luk tarife geçerli ve bunun yakın günlerde yüzde 15’e yükseltilmesi bekleniyor. Trump yönetimi ayrıca Kongre’ye yeni ve daha kapsamlı bir yasa tasarısı sunmayı planlıyor.
Trump, Yüksek Mahkeme kararına rağmen geri adım atmayacağını, aksine daha sert bir ticaret politikası izleyeceğini dile getiriyor.
Bu tablo ciddi bir hukuki ve siyasi belirsizlik yaratıyor. Sermaye ise istikrar ve öngörülebilirlik arıyor. Trump’ın ekonomik hamleleri piyasayı adeta siyasi bir deney alanına dönüştürüyor; sosyal medyada yapılan tek bir açıklama milyarlarca dolarlık varlık değerinin değişmesine yol açabiliyor.
Ayrıca yatırımcılar, Avrupa Birliği ve Çin gibi küresel aktörlerin olası karşı tarifelerinden endişe ediyor. ABD dolar endeksinin dört yılın en düşük seviyesine gerilemesi de yabancı yatırımcılar açısından Amerikan hisse senetleri ve tahvillerini daha az cazip hale getiriyor.
Bu gelişmeler sonucunda sermaye daha istikrarlı piyasalara ve alternatif varlıklara yöneliyor. Özellikle altın fiyatları tarihi zirvelere yakın seyrediyor.
Öte yandan ABD şirketleri rekor gelirler açıklamaya, hızla büyümeye ve yapay zeka devriminin ön saflarında yer almaya devam ediyor. Ancak yatırımcılar için jeopolitik riskler, finansal göstergelerin önüne geçmiş durumda. Özellikle İran’a karşı olası bir askeri gerilim ihtimali, piyasalardaki tedirginliği artıran başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.